TDB
Önemli Tarihler

Prof. Dr. Alp Gürkan

Organ Nakli

Organ nakli 20. yüzyılın son çeyreğinde tıp alanında ortaya çıkan mucizevi bir tedavi yöntemi. İlk başarılı böbrek nakli 1954 yılında ikiz kardeşler arasında yapıldıktan sonra birçok hastanın yaşam umudu oldu. Günümüzde artık her organ başarılı bir şekilde nakledilmektedir. Organ nakli ya beyin ölümü sonrası bağışlanan organlarla veya canlı vericilerden bağışlanan organlarla yapılmaktadır. Böbrek ve karaciğer için canlı vericiler de kullanılabilinirken, diğer organların canlı verici opsiyonları yoktur. Bu nedenle organ naklinde esas olan beyin ölümü sonrası bağışlanan organlardır.
Beyin ölümü, beyin sapının geri dönüşümsüz olarak işlev görmemesidir. Bu durum ülkemiz yasalarına göre bazı klinik muayene ve yardımcı görüntüleme yöntemleri aracılıyla beyin cerrahı veya nörolog ve anestezi veya yoğun bakım uzmanından oluşan 2 uzman heyeti tarafından konur. Tanı konduktan sonra hiçbir hastanın geri döndüğü görülmemiştir.  Günümüzde ülkemizde 30bin civarında organ bekleyen hasta vardır. Bunların 27bini böbrek 2500’ü karaciğer, 500 hasta da kalp beklemektedir. Karaciğer ve kalp bekleyen hasta sayısının azlığı bu hastalıkların diyaliz gibi yardımcı tedavi yöntemi olmayıp, hastaların 2 yıl içinde hayatlarını kaybetmeleridir. Ülkemizde organ bağışı istenilen seviyenin çok altında olması nedeniyle organ nakillerinin %80’i canlı vericilerden olmaktadır. Bu nedenle toplumda organ bağış bilincinin yerleştirilmesi çok önemlidir.
Organ nakli oldukça komplike bir cerrahi işlem olup, hastaların ameliyata çok iyi hazırlanmaları gerekmektedir. Bu nedenle detaylı bir sağlık taramasından geçirilmektedirler. Nakil olacak hastalarda kanser, aktif infeksiyon kaynağı olmamalı, varsa öncelikle bunların tedavilerinin yapılması gerekir.
Her ne kadar son dönem böbrek yetmezlikli hastaların diyaliz gibi onları ayakta tutan bir yöntemleri varsa da, böbrek nakli diyalize göre her yaş grubunda ortalama 2.5 kat daha uzun ömür sağlamaktadır. Böbrek naklinin yararı sadece yaşam uzunluğu ile ilgili olmayıp, daha konforlu bir yaşam yanında özellikle çocuklar için mental ve fiziksel gelişme yönünden de avantajlıdır. Özellikle diyabet, hepatit hastalarının ve çocukların erkenden, hatta diyalize girmeden, böbrek nakli olmaları böbrek naklinin başarı oranının artmasında etkili olacaktır.

1981 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdim. Aynı yıl, 18 ay süresince Yale Üniversitesi deneysel cerrahi merkezinde çalıştım. Daha sonra yurda dönerek Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalında uzmanlık eğitimine başladım. 1989 yılında Genel Cerrahi eğitimimi tamamladım. Askeri görevim nedeniyle Amasya Askeri Hastanesinde çalıştım. 1991 – 1992 yılları arasında Manisa SSK Hastanesinde mecburi hizmetimi tamamladım.
1992 yılında İzmir Tepecik SSK Eğitim ve Araştırma Hastanesinde organ nakli bölümünü kurmakla görevlendirildim. 1992 yılında Ege Üniversitesi Organ Nakli bölümünde 6 ay, daha sonra Harvard Üniversitesi Women’s and Brigham Hastanesinde Organ Nakli Bölümünde 6 ay süreyle böbrek nakli eğitimi aldım. Kasım 1993 yılında SSK Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde organ nakli sorumlusu olarak görev aldım. 1997 yılında genel cerrahi unvanını aldım. 2003 yılında aynı hastanede 3. Cerrahi Kliniği sorumlusu oldum. 2003 yılında Türkiye’deki ilk ince barsak naklini gerçekleştirdim.
2008 yılında İstanbul Gaziosmanpaşa Hastanesinde Organ Nakli ve Genel Cerrahi Doçenti olarak göreve başladım. 2009 yılında İstanbul Bilim Üniversitesine Profesör ve Florance Nightingale Hastanesine Böbrek nakli sorumlusu olarak atandım. 2011 yılında Universal Çamlıca Hastanesinde Böbrek Nakli ve Genel Cerrahi profesörü olarak çalışmaya başladım. 2012 yılında Okan Üniversitesi Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans programını tamamladım. 2014 yılında Çamlıca Medicana Hastanesine geçerek orada Böbrek Nakli ve Genel Cerrahi profesörü olarak çalışmaya başladım. 2017 Mart ayından itibaren Okan Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Hastanesinde görev yapmaktayım.
Yurt içi ve yurt dışı dergi ve kongrelerde yayınlamış 200’ün üzerinde çalışmam var. Birçok ulusal kongrede çalışmalarımdan dolayı ödül aldım. Yine çalışmalarım nedeniyle Sağlık Bakanlığı ve İzmir Tabip Odasından başarı ödülleri aldım. Birçok tıbbi dergide yardımcı editör ve hakemlik faaliyetlerinde bulundum. Birçok ulusal ve uluslararası bilimsel toplantıya konuşmacı veya oturum başkanı olarak katıldım.