Takashi INOUE

Prof. Dr. Takashi Inoue 1978 yılında Tokyo Diş Hekimliği Okulu’ndan mezun olmuştur. 1983 yılında doktorasını tamamladıktan sonra Tokyo Diş Hekimliği Okulu Patoloji Anabilim Dalı’nda Doktor Öğretim Üyesi olmuştur. 1983 ve 1985 yıllarında Toronto Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi MRC Dental İmplantoloji programında Misafir Doçent olarak çalışmıştır. 1990 yılında oral patoloji doktoru ulusal lisansını almıştır ve 1991 yılında Tokyo Diş Hekimliği Okulu’nda Patoloji Anabilim Dalı’nda Doçent olarak çalışmaya başlamıştır. 1994 yılında Birmingham’daki Alabama Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Biyomateryal Anabilim Dalı’nda yardımcı misafir araştırmacı olarak çalışmaya başladı. 2001 yılında Tokyo Diş Hekimliği Okulu Klinik Patofizyoloji Anabilim Dalı’nda Profesör oldu, 2003’te basit implant ulusal lisansını aldı. Prof. Dr. Inoue Tokyo Diş Hekimliği Okulu’nda 2004 yılında Uluslararası İlişkiler Direktörü ve 2009 yılında ise Ağız Sağlığı Bilimleri Merkezi Müdürü görevlerine atandı. 2010 yılında Tokyo Diş Hekimliği Okulu Lisansüstü Okul Dekanı, 2012 yılında Tokyo Bilim Üniversitesi’nde Misafir Öğretim Üyesi, 2013 yılında Tokyo Diş Hekimliği Okulu Chiba Hastanesi müdürü, 2014 yılında FDI konsey üyesi ve 2015 yılında Japon Diş Hekimliği Bilimleri Federasyonu başkan yardımcısı görevlerini sürdürmüştür. 2016 yılından beri Tokyo Diş Hekimliği Okulu Diş Hekimi Yardımcısı Okulu dekanı olarak görev yapmaktadır.

 

Yapay protein ve kök hücrelerin kullanımıyla fonksiyonel periodontal dokulara sahip dental implant

 

Son 30 yılda diş sağlığında artan talebe bağlı olarak dental implantların kullanımı aşırı derecede artmıştır. Dental implantlar çok farklı dokularla temas halindedir. İmplant materyali konak epitelyal doku, bağ doku ve kemik ile optimum doku uyumuna sahip olmalıdır. Buna ilaveten, dental implantlar oral kaviteye kısmen açılabilir, bu yüzden biofilm tutmamalıdır. Bu tip materyaller dokularla temasta olan yüzeyleri modifiye edilerek kontrol edilebilir durum oluşturulmalıdır. “Doku uyumlu implantlar” bütün konak dokularıyla uyumludur; kemik dokuya entegre olmalı, kolaylıkla hemidesmosom formu oluşturmalı, ve biyofilm oluşumunu önlemelidir. Bu çalışmamız peri-implant epitelinin oral epitel benzer olduğunu göstermiştir, ancak peri-implant epiteli, bağlantı epitelinin yapmış olduğu proliferatif savunma mekanizmasından daha düşük kapasiteye sahiptir. Pürüzlü ve yivli implant yüzeyi büyük sayılarda daha hızlı hücre migrasyonunu sağlar ve bu da normal yara iyileşmesi sırasında saplıklı hücresel elemanların pürüzlü implant yüzeyinde osseointegrasyonu mümkün kılması anlamına gelir.
Son zamanlarda, titanyum ve zirkonyum gibi materyallerin yüzey modifikasyonu medikal mühendislikte önemli bir alan teşkil etmektedir. Bu yüzey modifikasyonu için çok sayıda kimyasal ve fiziksel yöntem tanımlanmış olmasına rağmen, rejeneratif diş hekimliğinde kullanılmak üzere titatnyum yüzeyinin biyolojik olarak modifiye edilebileceği yönteme acil ihtiyaç vardır. “Motif programlama” metodunu kullanarak titanyum ve zirkonyum yüzeylerinin biyolojik olarak modifiye edildiği projede yeni çalışmaya başladım ve yüzeydeki hücrelere bağlanma özelliği gösteren yapay proteinleri ürettik. Buna ek olarak, dental implantın çevresinde embriyonik diş kesesi dokusu kullanılarak elde edilen yapay periodontal ligament ve kök hücreler ile iPS kullanılarak sağlanan alveolar kemik rejenerasyonu hakkında konuşacağım.