Sevil GÜRGAN

1980 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun oldu ve aynı fakültenin Tedavi Bölümünde araştırma görevlisi olarak başladı. 1985 yılında doktora derecesi, 1988 yılında Doçent, 1995 yılında Profesör unvanını aldı. 1995 yılında New York Üniversitesinde, 2005 yılında ise Boston/Tufts Üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak bulundu. 2006-2011 yılları arasında H.Ü Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı Başkanlığını, 2008-2012 yılları arasında ise H.Ü Rektör Yardımcılığı görevlerini yürüttü.
International Association for Dental Research, European Federation of Conservative Dentistry üyesi ve Academy of Operative Dentistry European Section Yönetim Kurulu üyesidir. 2009-2012 yılları arasında International Association for Dental Research Continental Europe Division Yönetim Kurulu üyeliği yaptı.
Uluslararası ve ulusal dergilerde yayınlanmış çok sayıda çalışmaları ve editörlüğünü yaptığı bir çeviri kitabı vardır. Birçok ulusal ve uluslar arası dergide yayın, danışma kurulu üyeliği ve hakemlik yapmaktadır.


Erişkin Bireylerde Cam Iyonomer Simanlar

 

Sürekli değişim gösteren günümüz diş hekimliğinde, son yıllarda adeziv  diş hekimliği çok önem kazanmış ve  modern restoratif diş hekimliği de çürük diş dokusunun minimal uzaklaştırılarak terapatik etki gösterebilecek bir restoratif materyalle  onarılmasına odaklanmıştır. Bu anlamda, son yıllarda sayısı giderek artan birçok restoratif materyal de diş hekimlerinin kullanımına sunulmuştur.

 

 1970’li yılların başlarında  geliştirilmiş olan cam iyonomer simanlar (CİS), fiziksel ve kimyasal özelliklerinin iyileştirilmesi adına yapılan değişikliklerden sonra, günümüzde kullanılan içeriğine kavuşmuş ve restoratif diş hekimliğinde tercih edilen materyaler. arasına girmiştir. Uzun yıllar boyunca   daha çok süt dişlerinin tedavisinde veya daimi dişlerin geçici restorasyonunda kullanılan CİSlar, son yıllarda yapılarındaki   değişiklikler veya gelişmelerle erişkinlerde I.,II., ve V. sınıf kavitelerin restorasyonunda rutin olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bununla birlikte, günümüzde  çok önem kazanan 'Minimal İnvaziv Diş Hekimliği’ konsepti içinde  yüksek çürük riskli bireylerin  ve insan ömrünün çok uzamış olduğu çağımızda yaşlı bireylerin dişlerinin restorasyonunda  da başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.