Ömer GÜNHAN

Prof. Dr. Ömer Günhan 1977 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ni bitirmiştir.  1985 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisinde PhD derecesini almıştır. Doktora sonrası A.B.D'de Washingtonda Armed Forces Institute of Pathology ve İngiltere'de Liverpool Üniversitesi Patoloji Bölümü’nde araştırıcı olarak çalıştı. 1989’da Patoloji Doçenti, 1995 yılında Patoloji Profesörü oldu. 2001-2006 yılları arasında GATA Patoloji AD Başkanlığı yaptı. Türk Patoloji Dernekleri Federasyonu, Ankara Patoloji Derneği, Türk Sitopatoloji Derneği, International Association of Oral Pathologists ve American Society of Cytology derneklerinin üyesidir. Özellikle baş, boyun patolojisi, oral patoloji ve sitopatoloji konularında çalışmaktadır. İki yüzün üzerinde yurt dışı ve çok sayıda yurt içi yayını mevcuttur. İkisi oral ve maksillofasiyal patoloji konusunda olmak üzere patoloji konusunda üç kitabı ve üç kitapta bölüm yazarlığı mevcuttur. GATA ‘dan 2016 yılında emekli oldu ve halen TOBB ETU Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalında çalışmaktadır.


Ağız mukozasının dermatolojik lezyonları

 

Dermatolojik lezyonlar deri yanısıra oral mukozayı da tutabilirler. Ağız bulguları, hastalığın ilk belirtileri olabilir. Bunlar deri tutulumunun klinik görünümlerinden oldukça farklıdır ve tanı daha zor konabilir. Ağız mukozal lezyonları, ağrı, ülserasyon, duyu değişiklikleri ve tükürük akışı azalması belirtileri nedeniyle yaşam kalitesini bozabilir ve diş kaybı artabilir. Bu konuşmada ağızda bulgu verebilen non-enfeksiyöz vesikülo-büllöz, likenoid, otoimmün ve aşırı duyarlılık reaksiyonları ile otoinflamatuar oral mukoza lezyonları sunulacaktır.

 

Pemfigus grubu lezyonlar, hücre bağlantılarını hedefleyen kronik otoimmün hastalıklardır. Hücreler arası adhezyonların kaybedilmesi vezikül ve büller ile kolayca ülsere olabilen epitel kayıplarına yol açar. Likenoid lezyonlar, liken planus ve likenoid ilaç reaksiyonlarını içerir. Bunlar sık görülen, kronik, muhtemelen otoimmün, retiküler beyaz veya eroziv mukozal hastalıklardır. Otoimmün hastalıklara genellikle diğer sistemik bulgular eşlik eder. Sistemik lupus eritematozusun oral bulguları şiddetli olabilir, daha erken ve dikkatli tanı koymayı gerektirir. Sistemik sklerozis ve Sjögren sendromu, sık oral mukoza ve tükürük bezi tutulumu yapan diğer ortak otoimmün bağ dokusu hastalıklarıdır. Ciddi periodontal doku hasarına, mukozal erozyonlara ve diş kaybına neden olabilirler.

 

Eritema multiforme lokalize, eritemli mukokutanöz bir hastalıktır. Geniş epitel nekrozlu şekli Steven Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroz olarak bilinir ve klinik olarak daha ciddidir. Bu lezyonlar sıklıkla viral mikrobiyal bir enfeksiyon veya ilaç kullanımları sonrası, keratinositlere karşı gelişen sitotoksik immünolojik reaksiyonlardır. Kontakt stomatitler sıklıkla gıda ve katkı maddelerine ve diş hekimliğinde kullanılan maddelere karşı gelişen hipersensitivite reaksiyonlarıdır. Kontakt stomatitler klinik olarak mukozal eritematöz, keratotik beyaz bölgeler ile oral liken planusa benzeyebilir. Behçet hastalığı, oral aftöz ülserasyonlar ile tekrarlayan genital ülserler, üveit ve konjunktivit gibi göz bulguları ve pozitif paterji testi ile karakterize çok sayıda organı tutabilen bir aberran inflamatuar hastalıktır. Bazılarında, tekrarlayan, ağrılı, ciddi aftöz ülserasyon klinik tablonun ana bulgusudur. Bu sunumun amacı yukarıda belirtilen dermatolojik hastalıkların oral bulgularını değerlendirmektir. Bunu yaparken, diş hekimlerini erken tanı konmaya, bu hastalıklardan mustarip hastaların yaşam kalitesini iyileştirmeye çalışıyoruz.