Kıvanç KAMBUROĞLU

Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden 1999 yılında mezun olduktan sonra aynı üniversitede Oral Diagnoz ve Radyoloji ABD’da Tezli Yüksek Lisans programını bitirdi ve aynı bölümde doktora programına başladı. Doktora çalışmalarının bir bölümünü Tel Aviv Üniversitesi, Maurice and Gabriela Goldschleger School of Dental Medicine, Oral Pathology, Oral Medicine, Oral Radiology Bölümünde yaptıktan sonra, 2007 senesinde Oral Diagnoz ve Radyoloji doktoru olmaya hak kazandı. Askerlik görevini 1 yıl süreyle çalıştığı GATA Diş Hekimliği Bilimler Merkezi’nde Dr. Teğmen olarak tamamladı. Doçent ünvanını 2011 senesinde Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi ABD’de çalıştığı dönemde aldıktan sonra, ABD’de Louisville Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi “Surgical and Hospital Dentistry, Department of Oral & Maxillofacial Radiology & Imaging” bölümünde misafir öğretim üyesi ve araştırmacı olarak 1 yıl süreyle çalıştı. 2014 senesinde Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Lisans diploması almaya hak kazandı. 2017 senesinde halen çalışmalarını sürdürmekte olduğu Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi ABD’a profesör olarak atandı. Prof. Dr. Kıvanç Kamburoğlu’nun, Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi alanındaki saygın uluslararası dergilerde yayımlanmış birçok makalesi bulunmaktadır. Birçok ulusal ve uluslararası dergiye hakemlik ve yayın kurulu üyeliĝi yapmaktadır. Branşı ile ilgili uluslararası derneklerde aktif olarak görevler almaktadır. 2013 ve 2017 yılları arasında ulusal Oral Diagnoz ve Maksillofasiyal Radyoloji Derneği İkinci Başkanlığı görevini sürdürmüştür.

 

Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografi - Genel Bilgiler ve Teknik Özellikler


Konik Işın Demetli Bilgisayarlı Tomografi (KIBT), ilk kez 1982 yılında Mayo Klinik Biyodinamik Araştırmaları Laboratuvarı’nda anjiografi, radyoterapi ve mamografi uygulamalarında kullanılmıştır. İki boyutlu projeksiyon setinden direk üç boyutlu görüntü rekonstrüksiyonu yapan geri projeksiyon formülünü kullanan konik ışın algoritması ilk kez 1984 yılında Feldkamp tarafından tanımlandı. KIBT cihazlarının dentomaksillofasiyal radyoloji için kullanılabilmesi bundan ancak 15 yıl sonra gerçekleşti, çünkü; ekonomik x ışını tüpleri, yüksek kaliteli dedektör sistemleri ve yeterli kapasiteye sahip kişisel bilgisayarlar mevcut değildi. Attilio Tacconi ve Piero Mozzo’nun tasarladığı ve QR, Inc. Verona, Italy tarafından üretilen ilk dentomaksillofasiyal KIBT cihazı NewTom DVT 9000, 1999 yılında Avrupa’da tanıtıldı. Diş hekimliğinde KIBT kullanımının 2000’li yıllarda yaygınlaşması dentomaksillofasiyal radyoloji alanında yeni bir çağ başladığının göstergesiydi. Teknolojik gelişmelerin ışığında değişik büyüklüklerde görüntüleme alanı ve voksel seçenekleri ile birçok cihaz tasarımları, farklı tanısal amaçlar için kullanılabilmektedir. Ayrıca, KIBT görüntüleri ile beraber panoramik ve sefalometrik radyografların da alınabildiği hibrit cihazlar da bulunmaktadır. Medikal BT ile karşılaştırıldığında, KIBT klinik uygulamada birçok avantaja sahiptir. Bunlar arasında daha düşük efektif radyasyon dozu, az maliyet, kapladığı alanın küçük olması, daha kolay görüntü elde edilebilmesi ve maksillofasiyal görüntülemede kullanılabilen çok düzlemli rekonstrüksiyon gibi etkileşimli gösterim modlarının olması sayılabilir. Bu avantajların yanı sıra KIBT’nin dezavantajları ise iki boyutlu görüntülemeden daha yüksek dozlarda radyasyon kullanılması, yumuşak doku ve yumuşak doku lezyonlarının internal yapılarını tam olarak göstermedeki yetersizliği, kemik yoğunluğunun standardize ölçümü için kullanılan ‘Hounsfield Unit’ ile sınırlı korelasyon göstermesi, çoğunlukla metal restorasyonların neden olduğu çeşitli tiplerdeki görüntü artifaktlarıdır. Ayrıca, KIBT ile ilgili yasal sorumluluklar konusu henüz çözümlenememiştir.