Ece EDEN

1988 yılında Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nden mezun oldu. 1995 yılında E.Ü. Sağlık Bilimleri Pedodonti Doktora Programını bitirdi. 2000 yılında Pedodonti doçenti, 2006 yılında ise Pedodonti profesörü oldu. 2016 yılından günümüze TDB Toplum Ağız Diş Sağlığı Komiyonu başkanlığını sürdürmekte olan Eden’nin bilimsel dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Andreasen O ve arkadaşlarının ‘Travmatik Dental Yaralanmalar- El Kitabı’nın tarafından yapılan Türkçe çevirisi 2014 yılında yayınlanmış, editörlüğünü yaptığı ve bölüm yazarı olduğu ‘Kanıta Dayalı Çürük Önleme- Evidence Based Caries Prevention’ kitabı Springer yayınevinden 2016 yılında basılmıştır.


Halen E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Türk Pedodonti Derneği Merkezi ve İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesidir. Bir erkek çocuk annesidir.


Mesleki ilgi alanları koruyucu diş hekimliği uygulamaları, minimal invaziv yaklaşımlar ve dental travmalardır.

Çocuk ve ergenlerde dental yaralanmalar: Diş hekimi ne yapmalı?

 

Travmatik dental yaralanmalar dişhekimliğinin nadir acil durumlarından biridir. Travma, hasta, hasta yakınları ve aynı zamanda dişhekimleri için de zorlu bir durumu ifade eder. Özellikle çocuklar sıklıkla travmaya maruz kalırlar. En sık etkilenen dişler ön bölge dişleridir. Üst ileri itim vakalarında travma sonrası dişlerin etkilenme oranı 5 kat fazladır. Gelişim çağında meydana gelen yaralanmalar çocuk ve ergenlerde uzun dönemde estetik ve fonksiyonel pek çok problemin ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle diş hekimlerinin acil müdahale ile doğru zamanda ve uygun tedaviyi yerine getirmesi büyük önem taşır.


Bu sunumda dental yaralanma ile diş hekimine başvuran hastalarda uygun yaklaşım, sık karşılaşılan travmatik dental yaralanmalara ait çeşitli örnek vakalar üzerinden anlatılacaktır. Bunun yanı sıra prognoza etki eden faktörler irdelenecektir.


Biomimetik: Doğala ne kadar yakınız ?

 

Diş çürüğü diş sert dokularının yıkımı ile karakterize hastalığıdır. Diş çürüğüne biomimetik yaklaşımda başlangıç çürük lezyonları mine seviyesinde kavitasyon oluşmadan önce tespit edilebilir, durdurulabilir ve hatta iyileştirilebilir. Böylece varolan diş sert doku bütünlüğü bozulmadan korunabilir. Bunun için koruyucu uygulamalar büyük önem taşır. Ağız hijyeninin iyileştirilmesi, flor uygulamaları, kazein fosfopeptid amorf kalsiyum fosfat ve kendinden birleşen peptid P11-4 gibi remineralizasyon ajanlarının kullanımı yıkımın durdurulması ve iyileştirilmesinde etkili olur. Başlangıç çürük lezyonlarının estetik olarak sağlıklı dokuya benzerlik göstermesi amacıyla ise resin infiltrasyon tekniği kullanılır. Bu konuşmada remineralizasyon ajanları ve resin infiltrasyon ile başlangıç çürük lezyonlarına biomimetik yaklaşım tartışılacaktır.